9 Nisan 2026 Perşembe

Yeni Gelmedim Geri Geldim

 


Selam Dünyalı, ben geldim.

Aslında kalben ve ruhen hep buralardaydım ama hayat koşturmacasında bir yer edinemediğim için gerçek anlamda sana hiç gelemedim.

İçimde ne var ne yoksa ezelden beri sana dökerim bilirsin. Senden bir cevap beklemem, orada olduğunu, söylediklerimin bir yerlerde kalbine dokunduğunu bilirim. Sen benim güvenli limanım gibisin Dünyalı.

Diyeceksin ki Özge yine mi mutsuzsun. Evet. O muhteşem duyguya sınırlı alanlarda ulaşabiliyorum. Yaşadığım duygular, hayatın getirisi olan rollerim bana hiç tek başlarına gelmedi. Yanlarında mutlaka bir eksiklik, bir karmaşa taşıdılar. Bizde gelen misafire kapı örtülmez; mecbur kaldım hepsini aldım içeriye. Şimdi bazılarından çok yoruldum, sıkıldım, kapımı da açtım ki evden çıksınlar. Ama çıkması gerektiklerini henüz söylemedim. Belki açık kapıdan içeri girecek olan bir ses, bir ışık içerideki havayı dağıtır, fikrim değişir. Belki de her şey daha beter olur ve evim bomboş kalır.

Dünyalı, bir zamanlar iyileştirmek için çabaladığım, sustuğum, görmezden geldiğim, alttan aldığım ne varsa şimdi hiçbirine sabrım yok. Susmuyorum artık. Susamıyorum daha doğrusu. Kırılırlarmış üzülürlermiş açıkçası umurumda değil. Onlar beni kırarken düşünmediler. Onlar bana ithamlarda, kırıcı sözlerde bulunurken, beni kendi değer yargılarıyla eleştirirken durup düşünmediler. O yüzden bu yeni Özge’yi onlar yarattı. Sonuçlarına da katlanmak zorundalar.

Bana bu zulmü yapanlardan biri de hayat arkadaşımdı aslında Dünyalı. Daha geçen gün takvimler evliliğimizin yedinci yılının geldiğini söylüyordu. İtiraf edeyim, eşim bir hafta öncesinden hatırlatana kadar hiç farkında değildim. Öncesinde heyecanlanırdım, onun bu tarz özel tarihleri sevmediğini, bir kutlama olmayacağını bilsem de içimde bir kıpırtı olurdu. Şimdi bırak kıpırtı oluşmasını, aklımın ucundan geçmedi. O da bende eksilen bir şeylerin farkında ve kendini düzeltme çabasına girdiği için bir hafta boyunca bir kutlama yemeği organize etmeye çalıştı. Allah biliyor hiç içimden gelmedi gitmek. Olay çıkaran, heves kaçıran taraf olmamak için konu açıldıkça hep olumlu konuştum, şurası da olur, buraya da gidebiliriz diye fikirler sundum. Sonuç olarak o akşam eve geldiğimde kendisinin buna hazır olmadığını gördüm. Sözünün ardında durmak adına biraz çaba gösterdi ama bazı sebepleri de gerekçe sunarak yemeği iptal ettim. Bu arada günün sonunda da yine süreci benimle bitirmedi, kendi başına takıldı.

Sonra kendisi gece boyu düşüncelerinde geçen yedi yılı düşünmüş. Yaşatılan birçok durumdan dolayı benden özür dilemesi gerektiğinin farkına varmış. Farkına varamadığı bir nokta var o da dilenecek özürler için çok geç kalınması ve benim bazı şeyleri artık koyuvermiş, hayatı gelişine oynuyor olmam. Belki de farkındaydı bilmiyorum. Çünkü içinde bulunduğum duygu durum için kendisi bana “Tükenmişlik Sendromu” teşhisi koymuş. Sanırım ilk kez hissettiğim bir duyguyu anlayabildi. Tükendiğim doğru. Bundan sonrasında bu tükenişe nasıl yaklaştırıldığımı sana sıra sıra anlatacağım Dünyalı. Ben de kal.!

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder