2 Temmuz 2026 Perşembe

Manifest

Biliyor musun Dünyalı, dün resmen beynimden vurulmuşa döndüm!

Meğer ben yıllar önce kendi kader çizgimi çizmiş, çoktan yola koyulmuşum. Şimdiler "manifest" diyor ya hani... Hah, tam da onu yapmışım bilmeden!

Blogda geçmiş yazılarımda gezinirken 2013'ün Aralık ayında buldum kendimi.

"Daha önce de gözleri hiç görmeyen bir adama maviyi anlatmaya çalıştım, yapamadım. Şimdi de hiç duymayan bir adama sesimi duyurmaya çalıştım ve yine yapamadım. Sanırım bundan sonra da ağzından tek bir kelime bile çıkamamış bir adamdan adımı duymak isteyeceğim ve muhtemelen onu da yapamayacağım."

Bunu ben yazmışım Dünyalı.

Okur okumaz kanım çekildi. Resmen ürperdim.

Yıllar önce kurduğum cümlenin içinde, bugünkü hayatımı buldum.

Eşimden belki adımı duyabiliyorum ama kalbimi ferahlatacak, beni iyileştirecek, içimi eritecek sözleri duyamıyorum. İstiyorum ki öyle şeyler söylesin ve bunları öyle yaşatsın ki içimde yıllardır örülen duvarlar yıkılsın. Ama olmuyor.

Çünkü insan bir sabah uyanıp duvar örmeye başlamıyor.

Her hayal kırıklığı bir tuğla oluyor.

Her duyulmayan cümle biraz harç.

Sonra bir gün dönüp bakıyorsun; içeriden çıkmak da zor, dışarıdan ulaşmak da...

Vay be Dünyalı...

Kendimi nasıl da böyle bir yola itmişim.

Sonra uzun uzun düşündüm.

İnsan gerçekten kaderini mi yazar, yoksa aynı hikayeyi farklı sayfalarda tekrar tekrar mı okur?

Belki de ben yıllardır aynı kapıyı çalıyorum.

Her seferinde içeriden başka bir ses duyacağımı umuyorum.

Ama kapının ardındaki sessizlik hiç değişmiyor.

Ne tuhaf değil mi?

İnsan bazen sevdiği kişiyi olduğu gibi kabul ettiğini zannediyor. Sonra fark ediyor ki aslında onun bir gün değişeceğine inanarak yaşamış.

En acısı da bu galiba.

İnsan, hiç söylenmemiş cümleleri bile ezberleyebiliyormuş.

İnsanın canını en çok bağırışlar değil, eksik kalan cümleler yakıyormuş meğer.

Yine de dün o eski yazıyı bulunca kendime kızamadım.

Çünkü o satırları yazan kadın hala sevmeye inanıyormuş.

Hala anlaşılabileceğine inanıyormuş.

Hala bir gün birinin dönüp, maviye bakıp "Ne güzelmiş." diyeceğini umut ediyormuş.

Belki hata buydu.

Belki de değildi.

Bilmiyorum.

Ama dün anladım ki ben yıllardır aynı cümleyi farklı kelimelerle kuruyormuşum.

Ben sadece duyulmak istemişim Dünyalı. 




 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder